Neler yapabiliriz?

Arıcılığa başlamak istiyorsanız
  1. Önce aşk gerek!

Arıcılık, özellikle ekolojik arıcılık, kitaplardan öğrenilemez, her şeyden önce arılardan öğrenilir. Arıcı olmayı planlıyorsanız, acele etmeyin. İyi bir akıl hocası bulun ve onunla/arılarla mümkün olduğunca vakit geçirin. Onları gözlemleyin, dinleyin ve… onlara âşık olun.

 

  1. İyi bir yer bulun

Ayrıca bölgenizin arıcılık ile ilgili imar kurallarını anladığınızdan da emin olmalısınız. Kolonileri nüfusun yoğun olduğu bölgelerde tutmak yasak olabilir veya potansiyel sorunlara neden olabilir.

 

  1. Oğul yakalamak mı yoksa bir Koloni Satın Almak mı?

Bunun tek bir doğru cevabı yoktur. Her zaman için bir kovan koyup oğul veren bir koloninin bu kovanı bir sonraki yuvaları olarak seçmesini bekleyebilirsiniz. Oğul verme, bunun arıların doğal içgüdüsü olduğunu söyleyen bazı ekolojik arıcılar tarafından kabul edilir ve hatta teşvik edilir. Bununla birlikte, bir oğulu yakalamak, arıcının bazı kontrol imkânlarını elinden alır – ana arının yaşı, koloninin türü ve arıların sağlığı bilinmez. Bu nedenle, bazı ekolojik arıcılar koloni satın almayı seçebilir. Bir koloni satın almayı seçerseniz, güvenilir bir kaynaktan yapmalısınız ve bulunduğunuz yer için doğru olan türleri seçmelisiniz. Daha fazlasını buradan okuyabilirsiniz

 

  1. Kovanınızı Seçin

Modern ya da geleneksel? Ahşap veya saman? Ya da her birinden birer tane?
Kovan türleri hakkında daha fazla bilgi için burayı okuyun.

 

  1. Bir “Helikopter Arıcı” Olmayın

Tıpkı helikopter ebeveynler gibi, kovanlarına aşırı müdahale eden helikopter arıcılar da vardır. Müdahale daha fazla müdahaleye yol açar. Güçlü bir koloniniz varsa, zararlılara ve hastalıklara karşı doğal olarak dayanıklıdırlar ve bu da müdahale ihtiyacını azaltır. Koloninizi güçlü ve mutlu tutun. Kendilerini nasıl koruyacaklarını biliyorlar.

 

  1. Zararlılar ve Hastalıklarla Doğal Yollarla Mücadele Edin

Aşırı ve önleyici müdahale koloninizi zayıf hale getirebilir. Önce zararlıları ve hastalıkları anlayın ve böylece savaşmanın en iyi yolunu bulabilirsiniz. Arı hastalıklarının ayrıntılı açıklaması ve onlarla savaşmanın ekolojik yolları için burayı okuyun.

 

  1. Paylaşmayı Öğrenin

Eğer her gün fast food yer ve gazlı içecek içerseniz sağlıklı olur musunuz? Hayır. Arıları bal yerine şeker ve işlenmiş gıdalarla besleyip, nasıl sağlıklı olmalarını bekleyebiliriz? Bekleyemeyiz.

Ekolojik arıcılığın önerdiği yaklaşım, koloniye kışın yetecek kadar bal bırakıp geri kalan balın satış ve tüketim için alınmasıdır. Eğer bu mali açıdan uygun değilse, en azından orta yolu bulun.

Ps: Arılar çam balını çok iyi sindiremediği ve nozemaya karşı savunmasız kaldıkları için bu durum çam balı için böyle değildir. Bir çam bal alanındaysanız ve çam balınız koloninin son hasadıysa, çam balının tümünü almak ve başka bir alternatif gıda kaynağı ile değiştirmek isteyebilirsiniz.

 

  1. Bal Dışındaki Arı Ürünlerini Keşfedin

Baldan başka birçok arı ürünü vardır ve pazar hızlı bir şekilde büyüyor. Onları keşfedin ve arılarınız ve konumunuz için uygun olup olmadıklarını görün

 

  1. Ekolojik Arıcılık Bilgisini Paylaşın ve Yayın

Dostça bağlantılar kurun ve ekolojik bilgi ve uygulamaları konvansiyonel arıcılarla paylaşın.

 

  1. Komşu Çiftçilerle Bağlantı Kurun ve Onlarla Organik Tarım Hakkında Konuşun

Tarım ilaçları arıların en kötü düşmanlarından biridir. Komşu çiftçilerinizle konuşun ve zararlılarla nasıl mücadele ettiklerini öğrenin. Kimyasal ilaçlar kullanıyorlarsa, onlarla ekolojik alternatifler ve organik tarımın faydaları hakkında konuşmaya çalışın. Geçiş yapmayı kabul etmezlerse (bu genellikle bir süre alır), Uygulama yapmadan önce size haber vermelerini rica edin ki, (uygulama sırasında kovanları uzaklaştırmak veya onları kovanda tutmak gibi) tedbir alabilesiniz.

 

  1. Küçük Başlayın

Küçük başlamak ve hatalarınızdan öğrenmek arıcılık için harika bir fikirdir – hayatta neredeyse her şeyde olduğu gibi. Yapabilirseniz organik açıdan genişleyin, dışarıdan yeni ana arılar ve koloniler satın almak yerine, sayıları artacak sağlıklı bir koloni oluşturun.

Bu proje Erasmus+ Programı kapsamında Avrupa Komisyonu tarafından desteklenmektedir. Ancak burada yer alan görüşlerden Avrupa Komisyonu ve Türkiye Ulusal Ajansı sorumlu tutulamaz.