Arıların Yaşamı

Balarıları
Balarılarına Genel Bakış, Gerçekler, Türleri ve Özellikleri

Anatomi

Balarısının gövdesi bölümlere ayrılmıştır: iğne, bacaklar, anten, göğüs kafesinin üç bölümü ve karnın altı görünür bölümü.

Balarısının başı gözler, antenler ve beslenme yapılarından oluşur. Gözler bileşik ve basit gözden oluşur: Bileşik göz güneşin UV ışınlarından arıların renk, ışık ve yön bilgilerini anlamasına yarar, ocelli olarak da bilinen basit gözün işlevi, mevcut ışık miktarının belirlenmesine yardımcı olmaktır. Antenlerin işlevi koku alma ve kokuları tespit etme ve uçuş hızını ölçmektir. Çeneler arının, polen yeme, balmumu kesme ve şekillendirme, larva ve ana arıyı besleme, kovanı temizleme, temizlenme ve dövüşme amacıyla kullandığı ağzıdır.

Arının göğüs kafesi kanatları, bacakları ve onların hareketlerini kontrol eden kasları içerir. Genellikle arka kanattan daha büyük olan ön kanat, uçuş amacıyla ve bir soğutma mekanizması olarak kullanılırken, arka kanat ısıyı uzaklaştırrmak ve kovanı soğutmak için kullanılır.

Son olarak, karnın altı bölümünde ana arıda dişi üreme organları, erkek arıda erkek üreme organları ve hem işçi hem de ana arıda iğne bulunmaktadır.

Davranış

Vahşi ortamda, balarısı kovanları genellikle ağaçların deliklerinde ve kaya aralıklarında bulunur. Kovan, işçi balarılarının karnında bulunan özel bezlerden salgılanan balmumu ile yapılır. İşçiler karınlarından birkaç tane balmumu pulu alır ve balmumu yumuşayana kadar bu pulu çiğnerler. İşçiler daha sonra balmumunu, şekil verip kovanı oluşturmak için gözleri yapmakta kullanırlar. Diğer arı türlerinden farklı olarak balarıları soğuk dönemlerde kış uykusuna yatmaz. Bunun yerine, sıkı sıkıya içiçe geçmiş şekilde yuvanın içinde kalırlar, vücut ısılarını paylaşır ve depolanan gıda ile beslenirler.

Balarıları sosyal yaratıklardır ve koloniler halinde yaşarlar. Bununla birlikte, koloni içinde bazı agresif davranışlar sergilerler: Havalar soğuk olduğunda erkek arılar yuvalarından dışarı atılır, ve bir ana arı bazen hakimiyet sağlamak için çiftleşme uçuşu sırasında diğer ana arıları sokar.

Balarısı gerçekleri: Koloni ve her arının sorumlulukları

Diğer arı türleri gibi balarıları da sosyaldir ve binlerce arılık nüfusa sahip kolonilerde yaşarlar. Bir kolonide üç tür yetişkin balarısı bulunur: ana arı, erkek arılar ve kısır dişi işçiler.

Her kolonide yumurtlayan yalnızca bir tane ana, ancak binlerce işçi arı vardır. Ana arılar, erkek arılarla çiftleşir, yeni koloniler kurar ve yumurtalar bırakır. Ana arılar yuvanın gözlerine yumurta bırakırlar ve bunlar yumurtadan çıktıklarında larva olurlar. Her kolonide günde 2 bin yumurta üretim kapasitesine sahip tek bir ana arı vardır.

Yetişkin işçiler, larvalara gözler içinde hizmet eder ve yaklaşık üç hafta boyunca onları polen ve bal ile beslerler, bu süre zarfında onlar da yetişkin olurlar. Olgun arılar ortaya çıkmak için sırlanmış gözleri çiğnerler.

Erkek arılar bir kolonide azınlıktır ve yalnızca tek bir amaca hizmet derler: Çiftleşmemiş ana arıyla çiftleşmek. Çiftleşmeden hemen sonra, erkek arılar ölür.

Kısır işçi dişiler genellikle kendi yumurtalarını üretmezler ya da yeni koloniler kuramazlarsa da, önemli görevleri yerine getirirler. Genç balarısı işçileri karın bezlerinden sıvı salarak larvalara hizmet ederler. İşçiler olgunlaştıkça, tarlacılar tarafından toplanan yiyeceklerin taşınması ve depolanmasından sorumlu olurlar. Güçlü yetişkinler olunca, ölünceye kadar tarlacı olarak besin ararlar.

Balarısı gerçekleri: Dağılım

Balarısı türleri dünya çapında bulunur. En çok yaz aylarında ve geç ilkbaharda, yeni ana arılar eski kolonilerini binlerce işçi ile birlikte yeni yuvalar oluşturmak için terk edince görülürler. Bu dönemde, yeni yuva yeri bulmak için arılar büyük gruplar halinde (oğul) bir araya toplanmış olarak görülebilir. Bu oğulun yeni bir yuva yeri bulması yaklaşık 24 saat sürer. Çoğu oğul zararsız olmakla birlikte, arıların bazı türleri aşırı agresiftir ve sebepsizce saldırabilir.

Tozlaşma

Milyonlarca yıldır balarıları ana tozlaşmacılardır ve bu nedenle çiçek üreten bitkiler arılara güvenir. Bitkinin amacı üremektir. Arılar, farkında olmadan bir bitkinin erkek sperm hücresi olan poleni bir çiçekten diğerine aktararak bunu başarırlar. Tozlaşma olmazsa birçok bitki yetişemeyecek ve sonunda ölecektir.

İnsanlar bu ilişkiden ekin ve bal üretimiyle faydalanırlar. İnsanların tükettiği ekinlerin çoğu balarıları tarafından tozlaştırılır. Çoğu üretici, bu nedenle balarısı kolonilerini destekler. Tozlaşma olmaksızın, bitkiler meyve ve sebze üretmez. Tozlaşmanın yanı sıra balarıları çiçeklerden alınan polen ile birlikte nektar özütler. Nektar yuvaya geri taşınır ve burada bir süreçle bala dönüştürülür.

Balarısı Dansı

Balarısı tarlacıların yeni bir gıda kaynağı hakkında diğer işçilerle nasıl iletişim kurdukları üzerine iki önemli teori vardır: balarısı dansı ve koku dalgaları. Her iddiayı destekleyecek kanıtlar olmasına rağmen, balarısı dansı daha yaygın şekilde kabul görür. Dans dili, dans ve kokuyu bir arı iletişim aracı olarak birleştirirken, koku dalgası teorisi balarılarının toplanmasının yalnızca çiçek kokusuna dayandığını iddia eder. Balarısı dansı, türlerin hayatta kalmasında önemli bir rol oynamaktadır: yıllarca kolonilerin bir parçası olmuştur ve yiyecek temininde kullanılan en önemli yöntemlerden biri olmaya devam etmiştir.

Balarısı dansı arıların birbirleriyle iletişim kurmasının bir yoludur. Yeni bir gıda kaynağını keşfeden bir balarısı, diğer balarılarına balarısı dansı aracılığıyla konumunu bildirir. Bir işçi arı, bereketli bir gıda kaynağından döndüğünde, yuvada bir daire halinde dans edecektir.

Balarısı danslarının iki ana türü vardır: dairesel dans ve kuyruk sallama dansı. Dairesel dans, adından da anlaşılacağı üzere, bir çember şeklindeki bir harekettir. Bu, besin kaynağının yuvanın 50 metreden daha yakınında olduğunu belirtmek için kullanılır. Kuyruk sallama dansı sekiz deseni şeklindedir arı karnını sallar ve bu 150 metreden daha uzakta bulunan gıdalar için kullanılır. Kesin mesafe dans süresine göre bildirilir. Daha uzun dans süresi, daha uzak bir mesafeyi gösterir.

Dans eden işçi arı kuyruk sallama dansıyla ve güneşin dikey konuma referansla hareket ederek yön de gösterebilir. Dikey sağa veya sola doğru derece besinin yönünü belirtir. Örneğin, arının dansı dikey olarak 30 derece döndürülürse, gıda, güneşin dikeyiyle ilişkili yuvadan 30 derecelik bir açıda bulunmaktadır.

Bu dil aynı zamanda insanlar tarafından anlaşılabilir ve araştırmacılar yuvaya getirilen yeni polen ve nektar miktarını ve kalitesini ölçerek etkinliğini belirlerler. Bununla birlikte, bu dans dilinin bazı özellikleri, arıların karanlıkta bile dans kalıplarını anlamaları da dahil olmak üzere, hala anlaşılamamıştır.

Balarısı Yaşam Döngüsü

Bir balarısının yaşam döngüsü süreklidir. Her koloni üç yetişkin sosyal sınıf içerir: yumurlayan ana arılar, sperm üreten erkek arılar ve kısır dişi işçiler. Erkek arının tek işi mevsimsel çiftleşme uçuşlarında ana arı ile çiftleşmektir ve spermlerini boşalttıktan kısa bir süre sonra erkek arılar ölür. İşçi balarısı altı hafta yaşayabilirken, ana arılar beş yıla kadar yaşayabilir.

Balarılarının yaşam döngüsü bir yumurtanın açılmasıyla başlar. Gelişiminin ilk aşamasında, yavru bir sindirim sistemi, sinir sistemi ve dış kaplama oluşturur. Her bir koloni üyesi farklı zamanlarda yetişkin hale gelir. Ana arı, 16 gün içinde tam yetişkin haline gelir; erkek arılar 24 günde gelişirler ve dişi işçilerin larva ve pupa gelişimi için 21 gün gereklidir.

Her bir koloni içinde, tek bir ana arı, işçilerini ve erkek arılarını yönetir. Gelecekteki ana arılar daha büyük hücreler içinde sürekli arı sütü tüketirlerken, işçiler ve erkek arılar yalnızca hayatlarının ilk birkaç gününde arı sütü ile beslenir.

Mevcut bir ana arı öldüğünde ya da yumurtlamayı beceremez hale geldiğinde işçi balarıları yeni bir ana arı yetiştirir. Yeni ana arı genç bir yetişkin olduğunda, birkaç erkek arı ile çiftleşmek için, bir çiftleşme uçuşuna çıkar. Çiftleşme uçuşunda depolanan sperm ile kovana yumurta bırakmaya başlar. Balarısı anaları, erkek arılar haline gelecek olan döllenmemiş yumurtalar ve dişi işçiler veya yeni kuşak bir ana arı haline gelecek döllenmiş yumurtalar bırakabilirler.

Bir koloninin hayatta kalabilmesi için ana balarısının bol miktarda döllenmiş yumurta bırakması gerekir. Bu işçiler besin için tarlacılık yapar, güçlü ve iyi yalıtılmış bir kovan inşa eder, larvalara bakar ve koloniyi düşmanlardan savunur. Ana arı, her yumurtayı göze yerleştirmeden önce dikkatlice inceler. Yumurtlamak yalnızca birkaç saniye sürer ve bir ana arı tek bir gün içinde 2.000’e kadar yumurta bırakabilir.

Genç ve sağlıklı bir ana arı yumurta bıraktığında, gözler içinde birbirine yakın tutar. Ana arı yaşlandıkça sperm kesesi boşalır. Buna karşılık, daha az yumurta üretir ve her gözdeki yumurta deseni daha düzensiz görünmeye başlar.

Balarısı Çiftleştirme Mekaniği

Çiftleşmemiş bir ana arı, binlerce erkek balarısının beklediği bir bölgeye uçtuğunda, uçarken birkaç erkekle birden çiftleşir. Bir erkek arı, ana arıya takılır ve cinsel organını sokar, spermini boşaltır. Boşalmadan sonra erkek balarısı ana arıdan uzaklaşır, ancak cinsel organı vücudundan kopar ve yeni döllenmiş ana arıya bağlı kalır.

Ana arı ile çiftleşecek bir sonraki erkek balarısı, önceki cinsel organı çıkarır ve boşalmadan sonra kendisinkini kaybeder. Erkek balarıları, çiftleşme uçuşu sırasında sadece 7-10 kez çiftleşebilirler, ve çiftleştikten sonra, erkek arı çabucak ölür,çünkü cinsel organı çıkınca karnı yarılır. Çiftleşme uçuşundan sağ kurtulan erkek arılar bile çiftleşerek kendi görevlerini tamamladıkları için yuvalarından atılırlar.

Çiftleşmemiş ana arılar hayatlarının erken dönemlerinde çiftleşir ve sadece bir çiftleşme uçuşuna katılırlar. Bu uçuş sırasında birkaç çiftleşmeden sonra, bir ana arı yumurtalık kanalında 100 milyona kadar sperm biriktirir. Ancak, ana arının sperm kesesi içinde sadece beş ila altı milyon adet saklanır. Ana arı, ömrü boyunca yumurtaları döllemek için bir anda bu spermlerden yalnızca birkaçını kullanır. Eğer bir ana arı yaşadığı dönemde sperm stouğu tükenirse, yeni nesil ana arılar çiftleşir ve kendi kolonilerini üretir.

Balarısı anası yavrularının cinsiyetini kontrol eder: yumurta yumurtalıktan yumurta kanalına geçerken, bir ana arı belirli bir yumurtanın döllenip döllenmeyeceğini belirleyebilir. Döllenmiş yumurtalar dişi işçiler ve ana arılara dönüşürken, döllenmemiş yumurta erkek arı haline gelir. Dişi işçiler çiftleşemez, ancak döllenmemiş yumurta bırakabilirler ve bu da erkek bal arısına dönüşür.

Ana arılar yumurtalarını, kovanın tavanına yapışan yapısal oval şekilli gözlere yerleştirirler. İşçi balarıları bu gözleri larvaların düşmesini önlemek için arı sütü ile doldurur. Yakında olgunlaşacak işçiler ilk iki gün boyunca arı sütü ile beslenirken, gelecekte ana arı olacaklara bütün larva döneminde arı sütü verilir. Her bir koloni üyesinin gelişimi sınıfa göre değişir: erkek arılar yumurtadan yetişkine doğru gelişmesi için 24 güne, işçiler 21 güne, ana arılar ise sadece 16 güne ihtiyaç duyarlar.

Balarısı Yumurtası

Balarısı da dahil olmak üzere tüm böceklerin yaşam döngüsü yumurta ile başlar. Kış mevsiminde, ana arı bir petekteki her gözün içine yumurta atarak yeni bir koloni oluşturur. Döllenmiş yumurtalar dişi işçi arılara, döllenmemiş yumurtalar erkek balarılarına dönüşür. Bir koloninin hayatta kalabilmesi için ana arı, yiyecek arayan ve koloniye bakan işçi arıları yaratmak için döllenmiş yumurta bırakmalıdır.

Her koloni, erken döneminde çiftleşen ve 5 milyondan fazla sperm toplayan sadece bir ana arı içerir. Bal arısı anası bir çiftleşme uçuşu yapar ve hayatını boyunca yumurta bırakmak için bu çiftleşme sırasında yeterli spermi toplar. Bir ana arı artık yumurta bırakamazsa, yeni ana arılar çiftleşmek ve bal arısı yumurtaları bırakmak konusunda sorumlu olurlar.

Balarısı yumurtaları 1 ila 1,5 mm uzunluğundadır, tek bir pirinç tanesinin yaklaşık yarısı kadardır. Ana arı yumurta bırakırken, petek boyunca hareket eder ve yumurtalarını bırakmadan önce her gözü yakından inceler. Yumurtala süreci yalnızca birkaç saniye sürer ve bir ana arı tek bir gün içinde 2.000’e kadar yumurta bırakabilir.

Genç bir ana arı, yumurtalarını organize bir desen kullanarak bırakır ve her yumurtayı bir gözün içine diğerlerinin yanına yerleştirir. Ana arılar yumurtalarını göz çerçevesinin ortasına koymaya başlar, böylece işçiler bal, arı sütü ve larvalar için diğer gıdaları dış kenarlara yerleştirebilir. Bununla birlikte, ana arı yaşlandıkça daha az yumurtayı daha az düzenli bir şekilde bırakır.

Ana arı bir balarısı yumurtası bıraktığında, yumurta mukoza ipliği ile gözün içine bağlanır. Gelişimin ilk aşamasında sindirim sistemi, sinir sistemi ve dış kaplama oluşur. Üç gün sonra yumurta, işçi balarıları tarafından bal, arı sütü ve bitkilerden gelen diğer sıvılarla beslenir ve larvaya dönüşür. Bu bal rısı larvalarının bacakları, gözleri, antenleri veya kanatları yoktur; küçük bir ağzı olan bir pirinç tanesine benzemektedirler. Beslenip yetişkin işçiler, ana arılar veya erkek arılar haline gelirler.

Balarısı Anası

Balarısı anasını, birçok kişi koloninin en önemli üyesi olarak düşünse de, işçi arılar bazen kolonilerinin yeni bir ana arıya ihtiyaç duyduğunu belirleyebilir. Bu, kovanda daralma, yaşla ilişkili yetersiz performans ve ana arının beklenmedik ölümü nedeniyle oluşur.

Ana arı her gün 2.000’e kadar yumurta üretebildiğinden, bir kovan içindeki alan dar gelebilir. Olgun ana arı, yeni bir koloni kurmak için kolonisindeki işçi arıların yarısını alarak oğul verir. İşçi arıların diğer yarısı yeni ana arıyla kalıp görevlerini eski koloni içinde sürdürmeye devam eder.

Alternatif olarak, ana arılar yaşlandıkça, yumurta verme yetenekleri azalır ve yumurtalarını daha düzensiz şekillerde bırakırlar. Yaşlı bir ana arı bu gibi sorumlulukları yerine getirmekte zorlanırsa, işçiler başka bir ana arının onun yerini almasını sağlayacaktır. Yaşlananana arı, değiştirme işleminden sonra öldürülür.

Son olarak, bir balarısı anası aniden ölünce, acil ve plansız bir yerine geçme işlemi başlar. İşçi bal arıları uygun yaş aralığında birkaç larvayı tanımlar ve bu larvaları ana arı haline getirmeye başlarlar. Bir işçi bal arısı ve bir ana arı arasındaki tek fark olgunlaşma sürecinde alınan besindir: işçiler, müstakbel ana arıları, tüm yaşamları boyunca arı sütü ile beslerler, işçi arılar ise sadece larva safhasının ilk iki gününde arı sütü ile beslenir.

Her koloni bir anda sadece bir ana arı tarafından yönetilebilir. Döllenmemiş bir ana arı ortaya çıktığında, diğer döllenmemiş ana arıları bulur ve onları birer birer ortadan kaldırır. İki döllenmemiş ana arı aynı anda ortaya çıkarsa birbirleriyle ölümüne savaşırlar.

Ana arılar, ana arı kokusu olarak bilinen feromonları salarak işçilerini kontrol eder. Yeni ana arı kovana hakim olduktan sonra, binlerce erkeğin beklediği bir erkek arı bölgesinde çiftleşme uçuşuna çıkar. Erkek arılar kokusu ile bir ana arının varlığını fark eder, ancak bir ana arıyı ancak görüş mesafesindeyse bulabilirler. Erkek arılar ve ana arılar havada çiftleşirler ve erkek arılar, spermlerini ana arıya verdikten hemen sonra ölürler. Ana arılar, her çiftleşme uçuşunda, erkek arıların spermlerini sperm kesesinde biriktirerek, birkaç erkek arıyla çiftleşirler.

Sperm rezervleri ömrü boyunca milyonlarca yumurta bırakmasına izin verdiği için ana arı erken döneminde çiftleşir ve yalnızca birkez çiftleşme uçuşuna katılır.Bir ana arı, aktif mevsimlerde günde 2.000 yumurta bırakabilmesine rağmen, bir ana arının yumurta bırakma miktarı ve hızı, hava durumu, besin mevcudiyeti ve bal arısı alt türünün özel alışkanlıklarına göre büyük ölçüde değişir.Ana arının döllenmiş yumurtaları dişi işçiler veya gelecekteki bal arısı anaları haline gelir. Ana arının döllenmemiş yumurtaları erkek bal arısına dönüşür

Bu proje Erasmus+ Programı kapsamında Avrupa Komisyonu tarafından desteklenmektedir. Ancak burada yer alan görüşlerden Avrupa Komisyonu ve Türkiye Ulusal Ajansı sorumlu tutulamaz.