Türkiye’de Arıcılık

1. Giriş

Son yıllarda Türkiye, dünyadaki en büyük bal ve balmumu üreticilerinden biri, Çin’den sonra bal üretiminde ikinci sırada yer alıyor. Ayrıca, Muğla ilini saran yoğun çam ormanlarından elde edilen çam balı ile dünya çam balı üretiminin % 92’sini Türkiye gerçekleştiriyor. Devlet İstatistik Enstitüsü’ne göre, 2016 yılında 105.727 ton bal hasat edildi ve Türkiye’de 84.047 kayıtlı arıcı ve 8 milyon kovan bulunuyor.

Koloni sayısı bakımından Türkiye aslında dünyada bal üreten ülkeler arasında birinci sırayı almaktadır. Ancak üretimin kovan sayısına oranına bakıldığında, Çin %22 ile birinci sırada yer alıyor. Hindistan %14 ile ikinci, Türkiye %8 ile üçüncü sırada. Türkiye’deki arı kovanlarının sayısı ve üretim seviyeleri istikrarlı bir şekilde artmasına rağmen, kovan başına ortalama bal üretimi 14-17 kilo arasında değişiyor ve bu rakam dünya ortalaması olan 20 kilogramın altında.

2. Arıcılık Organizasyonları, Destekleri ve Sertifikasyonu

Türkiye’de en az 30 kolonisi bulunan her arıcı, kendi ilinin arıcılık birliğine kayıt yaptırmak zorunda ve arıcıların % 98’i Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği’ne kayıtlı durumda. 81 ildeki tüm dernekler Ankara’daki Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği tarafından idare ediliyor. Birliğin üyesi olarak, arıcılar özellikle göçebe arıcılık faaliyetlerindeki ulaşım kazalarına karşı, tüm kolonileri için otomatik olarak sigortalı oluyorlar. Ayrıca bal arısı örneklerini, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Arıcılık Araştırma Enstitüsü ve Hacettepe Üniversitesi laboratuarlarına analiz için (hastalıkların tanısı veya kimyasal analiz, balın polen analizi) ücretsiz olarak gönderebiliyorlar. Arıcılar, birlik üyesi olarak, kolonileri için arılık oluşturmak amacıyla Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası’ndan (TCZB) kredi alabiliyor ve ayrıca birliğin düzenlediği seminerlere ve eğitim kurslarına katılabiliyorlar.

Türkiye’de arıcılık faaliyetleri devletin farklı kurumları tarafından destekleniyor. Bunlardan ilki Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı. Arıcıların Türkiye’de arıcılık kayıt sistemine kayıt olmaları ve 30 tam arılı kovana sahip olmaları koşuluyla, arıcılık birliğine üye olan üreticilere tam arılı kovanlarının her biri için 10 TL (2.2 €) ödeme yapılıyor. Buna ek olarak, bombus arısı olan ve seralarda doğal tozlaşmayı sağlamak için sera kayıt sistemine kayıtlı olan arıcılara koloni başına 60 TL (13,6 €) veriliyor. Gen havuzunun geliştirilmesi ve korunması için de kovan başına 40 TL (€ 9,1) veriliyor. Ayrıca, organik arıcılık için verilen destek miktarı, tam arılı kovanı başına 5 TL (1,1 €). Bu destekler Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından sağlanıyor Orman ve Su İşleri Bakanlığı, ormanlarda veya otlaklar gibi ormanla ilgili alanlarda sürdürülen arıcılık faaliyetlerinin düzenlenmesinden de sorumlu. Ormancılık Genel Müdürlüğü, arıcılık konularında Orman Bakanlığı bünyesindeki ana birim. Arıcılar arı kovanlarını ormanın içinde veya yakınında tutmak istiyorlarsa, bu birimden izin almaları gerekiyor. Milli Parklar için de durum aynı şekilde.

Türkiye’de arıcılık faaliyetleri Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (IPARD, Kırsal Kalkınmada Katılım Öncesi Yardım Aracı) tarafından da destekleniyor. Fizibilite çalışmaları, gerekli makine ve teçhizatın satın alınması ve arı kovanı, bal ve diğer arı ürünlerinin üretimi, depolanması ve işlenmesi amacıyla işletmelerin modernizasyonu için gerekli danışmanlık hizmetlerinin sağlanması destek kapsamında. Bu amaçla, 5000 €’dan 250.000 €’ya kadar olan harcamaların % 50’si hibe olarak veriliyor. Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası (TCZB) arıcılık kayıt sistemine kayıtlı olan, en az 50 arı kovan bulunan veya arı kovanlarının sayısını 50’ye çıkarmaya istekli olan üreticilere arıcılık kredileri veriliyor.

Organik Tarım Yasası, organik bal üretimini düzenler ve hemen hemen tüm düzenlemeler AB normlarına uygundur. Türkiye’nin organik bal üretimi çok az, ancak organik arıcılığa olan ilgi son yıllarda giderek artıyor.

Bu proje Erasmus+ Programı kapsamında Avrupa Komisyonu tarafından desteklenmektedir. Ancak burada yer alan görüşlerden Avrupa Komisyonu ve Türkiye Ulusal Ajansı sorumlu tutulamaz.